
Türkçeyi günlük dilde ve yazıda kullanımı, kısaltması oldukça enteresandır. Geçmişin elemleri, üzüntüleri ve geleceğin endişeleri, kaygılarıyla pek ilgilenmeyen bu kuşak, bulunduğu anı sonuçlarını hesaplamadan yaşamayı tercih ediyor. Algıda dikkatleri oldukça dağınık olan bu kuşağın mensuplarının büyük bir kitlesinin mobilitesi zayıf, vücut formu bozulmuş hantal bir yapıya sahiptir. Haliyle bu kuşağı eğitmenin, onlardan kazanım ve katma değer sağlamanın yöntemi de bir hayli karmaşık olacaktır. Doğru zamanda, doğru dozda, doğru yöntemle verilebilecek bir eğitim ancak hedeflenen amaçlara ulaştırıp, beklenilen kazanımı sağlayabilir.
Burada en büyük sorumluluk, öncelikle bu kuşağı anlamak, beklentilerine kulak vermek gerçeğine ve gereğine dayanıyor. Bu kuşağın mevcut hali apayrı bir pedagojik uzmanlık alanı gerektirdiğinden, biz bu çalışmada daha çok bu kuşağın sosyal hayata ve topluma dair en büyük zayıflığı olan değerler eğitimi üzerinde durmayı yeğliyoruz. Ta ki, teknoloji bağımlısı olan bu kuşakta sosyal hayatta gereken kuşaklar arası bağın, zincirin önemli halkalarının kopması ve geçmişin izlerinin zayıflamasıyla oluşan moral dünyasına ait boşluğun, farklı olumsuzluklara maruz kalmadan, kendisiyle ve çevresiyle barışık, iletişim sorunlarını aşabilen, yeniden kazanılmış bir neslin oluşmasını sağlayalım.” Profesör Yılmaz, kitapla ilgili sonuç olarak şunları ifade etti; “Bencil, duyarsız, neme lazımcı bir dünyanın acımasız ortamında gerçekler maalesef bu kadar acı ve bir o kadar da trajiktir!
Sosyal yaşamda tüm olumsuzluklara rağmen, çıkış yolları, menfezler bulmamız; insanlığı mutlu, huzurlu, güvenli bir moral dünyasına ulaştırmamızın bir reçetesi olmalıdır. Unutulmamalıdır ki, kâinat boşluk kabul etmiyor! Eğitim sürecinde farkına varılmadan oluşan boşluğu doldurmak için sırada bekleyen onlarca, yüzlerce olumsuz etken var. Etrafımızı kuşatan, benliğimizi esir almaya yönelmiş tüm bu etkenlere rağmen şahsiyetli bir nesil yetiştirmek biz eğitimcilerin en büyük ödevidir. Bu çalışmayla, milenyum çağında unutulan gerçeğimizi, “D e ğ e r l e r i m i z i” yeniden değerli hale getirmeyi ümit ediyoruz.”
Akademisyen Hemşehrimiz Profesör Süleyman Yılmaz'dan Yeni Kitap

0 Yorumlar